Dolmabahçe Sarayı’nı Pazartesi hariç her gün, tercih ettiğiniz tarih ve saatte ÜCRETSİZ bilet sırasını atla girişiniz ve sesli rehberinizle ziyaret edebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı Müzesi yalnızca Pazartesi günleri kapalıdır.
Dolmabahçe Sarayı giriş bileti
25 dilde sesli rehber
Saray kompleksinde sınırsız zaman
Görkemli Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu sultanlarının son ve muhtemelen en pahalı ikametgâhıydı. 285 oda, 44 salon, 68 tuvalet ve altı hamama (Türk hamamı) sahiptir ve Boğaz’ın büyüleyici kıyısında yer alır. Sarayda sergilenen birçok güzel mobilya, sanat eseri ve paha biçilmez hazine bulunur; ancak en etkileyici parçalardan biri, Muayede Salonu’nda asılı duran 4,5 tonluk kristal avizedir. Bu avize dünyanın en büyük avizesidir!
Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından saray, ziyaret eden devlet adamları için bir Devlet Konutu olarak kullanılmıştır. Daha sonra ise İstanbul’daki Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı Konutu olmuştur. Günümüzde Dolmabahçe Sarayı tamamen restore edilmiş ve oldukça popüler bir müze haline gelmiştir.
Dolmabahçe Sarayı’nın Harem bölümü Osmanlı Sultanı’nın ailesinin; annesi, eşleri, çocukları ve diğer yakınlarının özel yaşam alanıydı. Sarayın bu görkemli şekilde dekore edilmiş kanadı, kraliyet ailesinin mahremiyetini korumak için dışarıdan gelenlere kesinlikle kapalıydı. Harem bölümünde altın, kristal ve ince işçilikli mobilyalarla süslenmiş gösterişli odalar bulunur.
Sizi Dolmabahçe Sarayı’nda kendinize rehberlik edeceğiniz, bilet sırasını atlayan harika bir deneyim bekliyor!
Bu harika deneyim ve daha fazlası için Pass'ınızı Hemen Satın Alın! Istanbul Tourist Pass® ile İstanbul seyahatinizi unutulmaz bir deneyime dönüştürün!
Dolmabahçe Sarayı Müzesi Bilet Sırasını Atla Girişi ve Sesli Rehber deneyimine İstanbul’un çeşitli noktalarından kolayca ulaşabilirsiniz. İşte bu ikonik noktaya ulaşmanıza yardımcı olacak bir rehber:
Dolmabahçe Sarayı Müzesi’ne İstanbul’un farklı bölgelerinden ulaşmak oldukça kolay ve rahattır. İşte bu ikonik noktaya ulaşmanız için kısa bir rehber:
Tramvay: T1 Tramvay Hattı’nı (Bağcılar-Kabataş) kullanın ve son durak olan Kabataş durağında inin. Buradan Dolmabahçe Sarayı’na yürüyerek yaklaşık 5 dakikada ulaşabilirsiniz.
Metro: M2 Metro Hattı’nı kullanın ve Taksim durağında inin. Taksim’den yaklaşık 20 dakika yokuş aşağı yürüyebilir veya fünikülerle Kabataş’a inerek tramvay yönlendirmelerini takip edebilirsiniz.
Otobüs: Kabataş veya Beşiktaş yönüne giden birçok otobüs hattı Dolmabahçe Sarayı’nın yakınından geçer. Boğaz sahil yolu üzerinden geçen otobüsleri tercih edebilirsiniz.
Taksi: İstanbul genelinde taksi bulmak oldukça kolaydır. Şoföre Kabataş yakınındaki Dolmabahçe Sarayı’na gitmek istediğinizi söyleyin. Fazla ücret ödememek için taksimetrenin açık olduğundan emin olun.
Yürüyerek: Taksim veya Beşiktaş gibi bölgelerde konaklıyorsanız Dolmabahçe Sarayı yürüyüş mesafesindedir. Keyifli bir yürüyüş için Boğaz kıyı hattını takip edebilirsiniz.
Kalabalıklardan kaçınmak ve sarayın görkemini ile Boğaz manzarasını daha rahat görmek için günün erken saatlerinde ziyaret etmeniz önerilir.
Dolmabahçe Palace’ın Tarihi ve Mimari Yapısı
Görkemli Dolmabahçe Palace, Osmanlı İmparatorluğu sultanlarının son ve muhtemelen en pahalı ikametgâhıydı. 285 oda, 44 salon, 68 tuvalet ve altı hamama sahiptir ve Boğaz’ın büyüleyici kıyısında yer alır. Sarayın içinde birçok değerli mobilya, sanat eseri ve paha biçilmez hazine sergilenir; ancak en etkileyici parçalardan biri 4,5 tonluk kristal avizedir ve Muayede Salonu’nda asılıdır. Bu, dünyanın en büyük avizesidir!
Dolmabahçe Palace’ın Topkapı Palace’a göre daha Avrupai bir tarza sahip olduğunu fark edeceksiniz. 19. yüzyılda Sultan Abdülmecit, diğer Avrupa monarşilerinin saraylarına benzer modern bir saray inşa etmek için Ermeni mimarları, Fransız bir dekoratörü ve Avrupalı sanatçıları görevlendirdi. Ortaya bugün gördüğünüz geleneksel Osmanlı ve Batı Avrupa stillerinin eşsiz bir karışımı çıktı.
Osmanlı İmparatorluğu sona erip Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda saray, yabancı devlet adamlarını ağırlamak için bir devlet konutu olarak kullanıldı. Daha sonra ise Atatürk’ün İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı konutu oldu. Bugün Dolmabahçe Palace tamamen restore edilmiş olup çok popüler bir müze olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Dolmabahçe Palace, Türk tarihinde önemli bir role sahiptir ve bu nedenle İstanbul’un en önemli turistik cazibe merkezlerinden biridir. Sarayın inşa edildiği topraklar, İstanbul’un fethinden önce küçük bir koydu ve çevresi Vallicula Regii Horti (kraliyet bahçesinin küçük vadisi) olarak adlandırılıyordu. Konstantinopolis’in fethinin burada başladığı ve gemilerin Haliç’e indirilmesiyle gerçekleştiği iddia edilir; bu da Fatih Sultan Mehmed’in şehri fethetmesindeki en önemli faktörlerden biri olmuştur. Evliya Çelebi’ye göre koy, XVII. yüzyılda düzenlenmiştir. II. Osman (1618–1622) döneminde doldurulmuş ve sahil yeni bir görünüm kazanmıştır.
Dolmabahçe Palace Harem Bölümü
Dolmabahçe Palace’ın Harem bölümü, Osmanlı Sultanı’nın annesi, eşleri, çocukları, cariyeleri ve yakın çevresinin yaşadığı görkemli ve izole bir yaşam alanıydı. Hem mahremiyet hem de ihtişam düşünülerek tasarlanan bu bölüm, saray çevresi dışındaki kişilere kapalı, ayrı bir dünyaydı. Harem’deki odalar altın süslemeler, parıldayan kristaller, ince halılar ve lüks mobilyalarla zengin bir şekilde dekore edilmiştir ve Osmanlı İmparatorluğu’nun zenginliğini yansıtır. Ayrıntılı çiniler, boyalı tavanlar ve Boğaz manzarası Harem’in büyüleyici atmosferini tamamlar. Bu bölüm, Sultan’ın iç çevresindeki özel yaşamı ve hiyerarşik yapıyı görmek için oldukça ilgi çekici bir fırsat sunar. Harem bölümünün biletleri Pass'ınıza dahil DEĞİLDİR.
Dolmabahçe Saat Müzesi & Resim Müzesi
Dolmabahçe Palace mimarisi onu gören herkesi büyüler. Farklı bölümleri ve çok sayıda odasıyla adeta geçmişte yaşıyormuşsunuz hissi verir. Dolmabahçe Palace’a geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri Dolmabahçe Saat Müzesi’dir. 2004 yılında Milli Saraylar Saat Koleksiyonu’nun yer aldığı müze, özellikle Harem bahçesindeki binada açılmıştır. Dolmabahçe Saat Müzesi Türkiye’nin tek saat müzesidir. Osmanlı eserlerinin yanı sıra Avrupa yapımı saatleri de görebilirsiniz. 18. ve 19. yüzyıllara ait 71 farklı saatten oluşan koleksiyon oldukça dikkat çekicidir.
Dolmabahçe Palace Resim Müzesi ise veliaht dairesinde yer alır ve Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı dönemlerini yansıtan tablolar içerir. Girişte Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz’in portreleri bulunur. Ayrıca Paris’teki Goupil Sanat Galerisi’nden eserler, Osmanlı’daki Batılılaşmayı simgeleyen tablolar ve İstanbul temalı resimler de görülebilir.
Büyük Osmanlı Sultanlarını Ağırlayan Bir Saray
Abdülmecit, Dolmabahçe Palace’ta yaşayan ilk padişahtır ve resmi çalışmalarını da burada yürütmüştür. Abdülmecit’ten sonra kardeşi Abdülaziz de bu sarayda yaşamıştır. Dolmabahçe Palace’ın Türk milleti için önemli olmasının nedenlerinden biri de Mustafa Kemal Atatürk’ün burada vefat etmiş olmasıdır. Aynı zamanda Atatürk’ün İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı konutu olarak da kullanılmıştır. Başlangıçta özel bir bahçe olarak kullanılan Dolmabahçe, zamanla Osmanlı sultanlarının yaptırdığı yapılarla gelişmiştir. Bilinen ilk yapı II. Selim’in köşküdür. 1680’de IV. Mehmed’e ait köşk, az kullanılması ve ahşap malzemenin neme dayanıklı olmaması nedeniyle bir süre sonra yıkılmıştır. Dolmabahçe Palace içinde görebileceğiniz yapılar arasında Harem, Mabeyn, Saat Kulesi ve Dolmabahçe Camii bulunur. Saray 285 oda, 46 salon, 6 hamam ve 68 tuvaletten oluşur ve 110 bin metrekarelik bir alan üzerine kuruludur.
1715 yılında, III. Ahmed için onarılan bu köşke ek olarak I. Mahmud tarafından iki büyük yapı daha inşa edildi. 1741 yılında Sultan bu mekânları yalnızca yaz aylarında kullanıyordu. Dolmabahçe çevresindeki yapılar, III. Osman döneminde yapılan eklemelerle büyümeye devam etti; ancak 1775 yılında çıkan bir yangın sonucunda zarar gördü. III. Mustafa’nın tahta çıkmasıyla birlikte yapılar yeniden ele alındı, taş bölümleri onarıldı ve yeni köşkler eklendi.
Bu yapı aynı zamanda III. Selim tarafından mimar Melling’e yaptırılan bir yazlık saraydı. Yapılan yenilemeler ve ek yapılar sayesinde saray, dönemin Avrupa mimari anlayışını yansıtan unsurlar kazandı. Dolmabahçe bölgesindeki bu yapı kompleksini sürekli kullanmayı düşünen ilk padişah II. Mahmud oldu. Bu amaçla saray 1809 yılında yenilendi, bazı eklemeler yapıldı ve yeni ihtiyaçlara cevap verecek hale getirildi.
Batılı bir eğitim ve anlayışla yetişen oğlu II. Abdülmecid, tahta çıktıktan sonra bu ahşap sarayın yıkılmasını ve yerine günümüzdeki taş sarayın yapılmasını emretti. Abdülmecid tahta çıkar çıkmaz bu talimatı verdi ve yeni saray, planı ve mimari anlayışıyla tarihi Topkapı Palace’tan tamamen farklı olacak şekilde Avrupa sarayları tarzında inşa edilip dekore edildi.
Bunun nedeni Sultan Abdülmecid üzerindeki Batı etkisi ve Avrupa’ya yönelme arzusuydu. Devleti Batı anlayışıyla yöneteceğini dünyaya göstermek istiyordu. Eski saray yıkıldı ve sultan geçici olarak Yıldız Köşkleri’ne taşındığında 1842’de yeni sarayın inşasına başlandı. Yeni saray 7 Haziran 1856’da açıldı. Hem iç hem dış düzenlemeleriyle döneme damgasını vuran bu sarayın inşası Ermeni mimarlar Garabet ve Nikogos Balyan tarafından gerçekleştirilmiş, iç dekorasyonu ise Paris Opera Binası’nın dekoratörü Ch. Séchan tarafından yapılmıştır.
Bu noktada bir turist olarak, geleneksel ve modern Osmanlı sarayları arasındaki mimari farkları karşılaştırmak için İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olan Topkapı Palace’ı da ziyaret etmelisiniz. Istanbul Tourist Pass® ile Topkapı Palace’ın Dolmabahçe Palace’tan ne kadar farklı olduğunu keşfetmenin keyfini çıkarabilirsiniz.
Günümüze Adım Adım
Dolmabahçe Palace, inşa edildiği tarihten son halife Abdülmecid Efendi’nin 1924’te buradan ayrılmasına kadar geçen altmış sekiz yılın otuz beş yılında kullanılmış anıtsal bir yapıdır. Altı padişah ve son halife burada yaşamıştır.
Cumhuriyetin kurulmasından sonra “milli saraylar” kapsamına alınan saray, cumhurbaşkanının yazlık çalışma yeri olarak kullanılmıştır. Özellikle Atatürk döneminde çoğunlukla yabancı devlet adamlarını ağırlamak için kullanılmış ve Atatürk’ün başkanlık ettiği Birinci Dil ve Tarih Kurultayları’na da ev sahipliği yapmıştır.
Uzun süre halka açılıp açılmaması tartışılan saray, 1984 yılında düzenlenen Milli Saraylar Sempozyumu’nda ele alınmıştır. Daha sonra bu sempozyumda alınan kararlar doğrultusunda çalışmalar yürütülmüştür.
Muayede Salonu’nun arkasında yer alan ve Sultan Mehmed Reşad dönemine ait Kuşluk, Kuş Köşkü, Kuş Hastanesi ve Cam Köşkten oluşan yapı grubu restore edilerek özgün işlevlerine kavuşturulmuştur.
Koridorun alt katı da onarılarak kuş resimleri ve fotoğraflarının sergilendiği bir galeri olarak hizmete açılmıştır. Burada bulunan tarihi serada bir kafeterya açılmış ve sarayın bu yan birimleri uluslararası bir kültür merkezi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Dolmabahçe Palace’ı Ziyaret
Pass'ınızla Dolmabahçe Palace için harika bir self‑guided skip‑the‑line deneyimi sizi bekliyor! Dolmabahçe Palace’ı gezmek ne kadar sürer? Bunu merak ediyorsanız, sarayı tamamen keşfetmek genellikle 2–3 saat sürer. Dolmabahçe Palace içindeki farklı bölümleri mutlaka görmelisiniz. Harem bölümünden başlayarak Mavi Salon ve Pembe Salon’u görebilirsiniz. Buradaki odalar Hünkâr Dairesi ve özel daire olarak adlandırılır. Atatürk’ün vefat ettiği oda ise 71 numaralı özel odadır. Atatürk’ün çalışma odası ve yatak odası günümüze kadar korunmuştur. Odadaki kol saati de ilginizi çekebilir. Osmanlı sultanlarının ve Cumhuriyet döneminin hatıralarını barındıran bu sarayı görmeden İstanbul’dan ayrılmamalısınız. Sesli rehberinizden pek çok tarihî ve mimari bilgi edinebilirsiniz.
Tarihe veya mimariye ilgi duyuyorsanız İstanbul’da saatlerinizi keyifle geçirebilir ve Dolmabahçe Palace’ı ziyaret ederek farklı bir bakış açısı kazanabilirsiniz. Dolmabahçe Palace, Osmanlı İmparatorluğu’nda modernleşmenin sembollerinden biri olduğu için burada farklı mimari anlayışları bir arada görmek mümkündür.
Şehir pasıyla İstanbul’u daha akıllıca keşfedin
Pasını SeçSadece bu deneyimi mi istiyorsunuz?
Onu istanbul.com üzerinden tek tek de satın alabilirsiniz
Bu Deneyimi istanbul.com®'da Rezerve Et